Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TRAGEDİA

TRAGEDİA Bir kahramanın yaşadığı kederli yada korkunç olayları ve kahramanın kaçınılmaz yenilgisini ciddi ve yüceltilmiş bir dille anlatan sahne yapıtına trajedi(tragedia)denir. Trajedinin kökenleri Yunan bereket ve şarap tanrısı Dionysos için yapılan şenliklere değin gider.Atina’da her yıl yapılan bu şenliklere değin gider.Atina^da her yıl yapılan bu şenliklerde tiyatro yarışmaları da açılırdı.”Keçi şarkısı” anlamındaki trajedi sözcüğü,yarışmada birinci olan yazara ödül olarak verilen keçiden ya da oyuncuların giydiği keçi postalarından türemiş olabileceği gibi,tören sonunda kurban edilen keçiden de kaynaklanmış olabilir. Trajedi ile bağbozumu törenleri arasında daha derin bir ilişki vardır: Bu törenler, topluluğun ölümle, mevsimlerin geçiciliğiyle yüzleştiği deneylerdi; trajedi de yenilgi ve ölümün kaçınılmazlığı temasını işler.Ağır ve yüce üslubu da buradan gelir.İnsanın ancak ölüm karşısında benimseyebildiği ciddiyet, trajedinin ayırıcı özelliği­dir.Bir başka özelliği de, bir...

Melodram

MELODRAM Batı tiyatrosunda, gerçek yaşamda olamayacak bir olay örgüsü içinde erdemli kişilerin kötülerin elinden çektiği acılan anlatan ve erdemin zaferiyle sona eren duygusal drama melodram adı verilir. Soylu kahraman, acı çeken kadın, taş kalpli hain gibi temel tipleriyle, karakter gelişiminden çok sansasyonel olaylara ve gösterişli sahne düzenlerine ağırlık verir. Müzikte ise melodram, müzik eşliğinde okunan dizeler anlamına gelir. Tiyatro oyunu olarak melodramın genellikle Fransa'da, Jean Jacques-Rousseau'nun ilk kez 1770'te sahnelenen Pygmalion'unun(1762) etkisiyle doğduğu ve o dönemin politik ve toplumsal bakımdan altüst olmuş İngiliz gotik romanıyla Alman coşkunluk akımı ve romantizminin etkisine açık ortamında yayıldığı kabul edilir. Müziği ve sahne efektleriyle 18. yüzyıl melodramının öncüsü ve baş temsilcisi Guilbert de Pixerecourt idi. Bir başka seçkin melodram yazarı da Menschenhass und Reue'siyle (1789-90 kin ve Pişmanlık) Alman von Kotzebue’ydi. ...

Komedia

KOMEDİA Yüzyıllardır, birçok yapıtın özelliklede sahne sanatlarının ilgisini çeken Komedia eski Yunan’dan beri etkisini hiç kaybetmeden sürdürmektedir. Komedia (Yunanca komos: "eğlence", "Şen­lik"), insanların ve olayların gülünç yanları­nı ortaya koyan sahne yapıtı anlamına gelmektedir. Eski Yunan tiyatrosundan beri trajedinin karşıtı sayılır. Dar anlamıyla slapstick ve fars gibi başka güldürü biçimlerinden ayrılır. Komedia’nın kayna­ğında Yunan bereket tanrısı Dionysos onu­runa düzenlenen şenlikler vardır. Aristote­les Peri poetikes'te (Poetika, 1961, 1984) komedia’nın Dionysos için yapılan ayinlerde söylenen fallik şarkılardan kaynaklandığını ve başlangıçta trajedi gibi komedia’nın de doğaçlamaya dayandığını belirtir. Trajedi­nin geçirmiş olduğu aşamalar üzerine bazı bilgiler olmasına karşılık, komedia pek ciddi­ye alınmadığı için gelişimi de dikkatlerden kaçmıştır. Trajedi ile komedia arasında yapı­lan bu ciddi-ciddi olmayan ayrımı, Aristote­les'in ...

Popüler Kültür

Popüler Kültür Kitle kültürü'nün devamının sağlanması için sistemin ortaya koyduğu, bu açıdan bakıldığında varolması kaçınılmaz olan kültür. Popüler kültür, kitle kültürünün oluşturduğu yabancılaşmanın bir sonucudur. Sistemi değiştirmenin anlamsızlığını vurgulayan hatta onu sevdirmeyi amaçlayan kitle kültürü her ne kadar bu konuda başarılı olsada, toplumda bir huzursuzluk yaratması kaçınılmazdır. Popüler kültür, bu açıdan bakıldığında kişilerde ortaya çıkan sisteme aykırı davranma isteği, yabancılaşmayı yok sayma arzusu, bireylerin özgürleşme hevesi ve farklı olma güdüsünü bastırmak amacıyla sistem tarafından ortaya çıkarılmaktadır.onurcoban Sistem, insan doğasındaki bu güdüleri ortaya çıkartırken bunu kontrollü bir biçimde yapar. Böylelikle hem bu dürtüler kontrollü bir şekilde ihtiyaçları karşılar hemde oluşması muhtemel bir başkaldırıda önlenmiş olur. Yani popüler kültür bir yandan sisteme bağl ı yken diğer yandan sisteme karşıdır. Görüldüğü gibi onbeş dakikalık ünlüler, beş pa...

Kitle Kültürü

KİTLE KÜLTÜRÜ Kapitalist devletlerin ortaya koyduğu, sistemin realitesini ortaya koyan ayrıca çoğunlukla popüler kültürle karıştırılan kültür. Kitle kültürü sistemde var olan yönetici-yönetilen, zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz arasındaki farkın yaratmış olduğu realiteyle yakından ilişkilidir. Kitle kültürünün amacı bu realitenin değitirilebileceği umudunun anlamsız olduğu, hatta bu kültürün kabul edilmesinin mutluluk getirdiğini bireylere göstermektir. Böylelikle sistemin istediği yabancılaşma gerçekleşecektir. Kitle kültürünün kabul edilmesi ve ona karşı durulmaması en basit anlamda başımızın belaya girmesini önler. Yani kitle kültürüne inanmak hatta daha güzeli onu hiç düşünmemek bizlere cahil bir mutluluk kazandırır(der kapitalistler) . Kitle kültürü tüketilmek amacıyla yapılır. Bunu yapanlar ise kitlenin dışında kalan kişi ve kurumlardır. Onlar bu kültür sayesinde nasıl yaşamamız gerektiğini, neyi seveceğimizi, ne yiyeceğimizi ortaya sunarlar. Ancak bu sistem bazı olumsuzluklar...