2023 Oscar'ları 95. Akademi Ödülleri

2023 yılında verilecek olan 95. Oscar Adaylarına bir bakış.

Bu sene de aday filmleri izleyerek kendimce bir tahminde bulundum. Tüm kategorilerde hem ödülü kazanma ihtimali olan filmi, olası ikinci tahminimi, sürpriz adayı ve kendi favorimi de ayrıca belirtim. İlgisi çeken olursa yararlansın kendim içinde ödül töreni sonrası bir yarışma olsun.

Bazılarını ayrıntılı bazılarını da kısaca inceledim. Spoiler uyarısını da baştan vereyim. Dileyenler sadece tahmin bölümüne bakabilir.

En İyi Film Ödülü:

Adaylar:

All Quiet on the Western Front: 1930 yılının en iyi film Oscar’ını da Lewis Milestone yönetiminde aynı eser kazanmıştı. Film bu sefer Almanca olarak çekilmiş ve netflix desteği var. Açıkçası yeniden çevrimlere hele çok ünlü filmlerin yeniden yapılmasına baya ön yargım vardır. Yeni filmin popüler olması eski başyapıtın unutulmasını sağlar gibi gelir bana. Ancak bu film cidden güzel olmuş. Zaten 9 Oscar adaylığı ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Yılın favorisi.


Avatar: The Way of Water: Teknik anlamda kusursuz olsa da bence en iyi film seviyesinde pek değil. İlk avatar da olağanüstü değildi ancak teknik anlamda kesinlikle bir devri değiştirdi. İlk filmin en iyi film Oscar’ını alması kimseyi şaşırtmazdı ancak bu filmi için aynısını diyemeyiz.

Elvis: Bir biyografi ve müzik filmi olarak gayet güzel. Kendi adıma daha düz ilerleyen bir filmi tercih ederdim ancak Baz Luhrmann da belli bir tarzı var. 8 Oscar adaylığı bence biraz fazla (ki Elvis Presley hayranı olarak söylüyorum) ancak baya bir ödül alacaktır. Bu kategoride sürprizin sürprizi…

Everything Everywhere All at Once: Yılın en ilginç filmlerinden biri. Çok seven de var çok karışık bulanda. Teknik anlamda bence de çok başarılı. En iyi film Oscar’ını hak ediyor. Ama ben 4. Sırada görüyorum şansını.

The Banshees of Inisherin: Aslında tam bir ödül filmi. Akademinin de seveceği tarzda. Muhtemel ödülleri toplayacaktır. Bence olağanüstü değil ama 3 favoriden biri kesinlikle.

The Fabelmans: Steven Spielberg in kendi hayatından esinlenen bir film. Filmin sinemaya hayran bir genci anlatması efsane Nuovo Cinema Paradiso ile kıyaslanmasına neden oluyor. Spielberg olmasa bu kadar popüler olur muydu soru işareti. Yine de en güçlü 3 adaydan biri.

Top Gun: Maverick : Tom Cruise cidden başarılı bir iş yapmış, açıkçası kimsenin beklemediği kadar iyi olmuş. 6 Oscar’la da bunu kanıtlıyor. Yine de popüler film olması nedeniyle ödülleri toplayacağını sanmıyorum. Korkum sıfır ödülle kalması. İşi zor ancak bu sene benim en keyif alarak izlediğim film olduğu da gerçek.

Triangle of Sadness: 3 dalda Oscar adayı olarak aslında iyi film olduğunu gösterdi ama şansı neredeyse hiç yok.

Tár: Cate Blanchett in alıp götürdüğü fazlasıyla entelektüel bir film. Kimileri içinse inanılmaz sıkıcı. Ödül kazanacaktır ancak en iyi filmi alma şansı bence yok.

Women Talking: 2 dalda aday oldu ancak ödül alması çok zor.

 

Favori: All Quiet on the Western Front

Açıkçası The Banshees of Inisherin, The Fabelmans ve Everything Everywhere All at Once dan biri seçilirse kimse sürpriz oldu demez. Ancak Batı Cephesinde Yeni Bir şey Yok 1930 yılında Oscar kazanmıştı. Aynı şekilde bu yılda kazanması ilginç olur. Akademi bu tarz nüansları sever.

2.Aday: The Banshees of Inisherin

Açıkçası Batı Cephesinde Bir şey yok olmazsa bu filmi daha şanslı görüyorum. Ancak The Fabelmans ile bu film neredeyse eşit seviyede aday. Bakalım…

Sürpriz: Everything Everywhere All at Once

Favori 4 filmden biri olsa da diğer üçüne göre en sürprizi bu. Yine de kazanırsa olağanüstü bir sürpriz denmez.

Kişisel Tercihim: All Quiet on the Western Front

KazananEverything Everywhere All at Once

-------

En İyi Erkek Oyuncu:

Adaylar:

Austin Butler:

Bill Nighy

Brendan Fraser

Colin Farrell

Paul Mescal

 


Favori: Brendan Fraser

Açıkçası zor bir tercih ama Fraser cidden iyi oynamış. Ben biraz da saygıdan dolayı ödülü alabileceğini düşünüyorum.

2.Aday: Colin Farrell

Ödülü kazanmasına kimse hayır demez. Cidden güzel oynamış.

Sürpriz: Austin Butler

Kimilerine göre sürpriz değil aslında favori. Ki bu sene ödülleri topladı. Belki çok sevilen Aftersun filminden Paul Mescal sürpriz aday olabilirdi. Ancak ben Elvis’le Austin Butler diyorum.

Kişisel Tercihim: Brendan Fraser

Colin Farrell ile gidip geldim ama tercihim Fraser oldu.

KazananBrendan Fraser

---

En İyi Kadın Oyuncu

Adaylar:

Ana de Armas

Andrea Riseborough

Cate Blanchett

Michelle Williams

Michelle Yeoh

 


Favori: Cate Blanchett

Bence banko aday… Cidden sıkıcı denilerek eleştirilen bir filmi alıp götürmüş.

2.Aday: Michelle Williams

Kendi adıma çok sevemedim ama kazanma şansı var.

Sürpriz: Michelle Yeoh

Filmi çok sevsem de Yeoh’un oyunculuğuna çok ısınamadım. Yine de yılların saygısı ödül şansını artırıyor.

Kişisel Tercihim: Cate Blanchett

KazananMichelle Yeoh

--

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:

Adaylar:

Barry Keoghan

Brendan Gleeson

Brian Tyree Henry

Judd Hirsch

Ke Huy Quan

 


Favori: Brendan Gleeson

Henry dışında 4 adayında Oscar şansı olduğu ilginç kategori ki 2 aday tek bir filmden.

2.Aday: Judd Hirsch

Rolü filmde çok az ama cidden iyiydi.

Sürpriz: Ke Huy Quan

Bence diğer 3 favoriden daha iyi değildi ama nedense Keoghan’a göre daha şanslı duruyor.

Kişisel Tercihim: Barry Keoghan

Ben açıkçası bu dalda en çok Keoghan’ı beğendim. Yine de şansı var ama işi zor.

KazananKe Huy Quan

--

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:

Adaylar:

Angela Bassett

Hong Chau

Jamie Lee Curtis

Kerry Condon

Stephanie Hsu

 


Favori: Kerry Condon

Bafta yı kazanmasıyla bir adım öne geçti.

2.Aday: Stephanie Hsu

Şansı oldukça yüksek

Sürpriz: Jamie Lee Curtis

Kişisel Tercihim: Jamie Lee Curtis

Açıkçası ben en çok onu sevdim. Cidden başarılıydı.

KazananJamie Lee Curtis

--

En İyi Yönetmen:

Adaylar:

Daniel KwanDaniel Scheinert

Martin McDonagh

Ruben Östlund

Steven Spielberg

Todd Field


Favori: Steven Spielberg

Açıkçası en iyisi değil ama kendi hayatından esinlenen bir film olması Spielberg’in şansını artırıyor.

2.Aday: Martin McDonagh

Sürpriz: Daniel KwanDaniel Scheinert

Belki Toldd Field’i de buraya koyabilirdik.

Kişisel Tercihim: Steven Spielberg

Yalan yok bu ödülü kazanmasını biraz torpilli olarak ben de istedim.

KazananDaniel KwanDaniel Scheinert

--

En İyi Orijinal Senaryo:

Adaylar


Everything Everywhere All at Once

The Banshees of Inisherin

The Fabelmans

Triangle of Sadness

Tár



Favori: The Banshees of Inisherin

Konu çok güzel bence senaryo vasat

2.Aday: The Fabelmans

Orijinal mi emin değilim.

Sürpriz: Tár

Olağanüstü bir senaryo yok ama diyaloglar çok iyi.

Kişisel Tercihim:
Everything Everywhere All at Once

Yine olağanüstü değil orijinalliği de tartışılır.

KazananEverything Everywhere All at Once

--

En İyi Uyarlama Senaryo:

Adaylar:

All Quiet on the Western Front

Glass Onion

Living

Top Gun: Maverick

Women Talking

Favori: All Quiet on the Western Front

Bence banko…

2.Aday: Top Gun: Maverick

Sürpriz: Glass Onion

Kişisel Tercihim: All Quiet on the Western Front

KazananWomen Talking (bence tam ters köşe oldu)

--

En İyi Sinematografi:

Adaylar

All Quiet on the Western Front

Bardo, False Chronicle of a Handful of Truths

Elvis

Empire of Light

Tár

Favori: All Quiet on the Western Front

2.Aday: Elvis

Sürpriz: Bardo, False Chronicle of a Handful of Truths

Kişisel Tercihim: All Quiet on the Western Front

KazananAll Quiet on the Western Front

--

En İyi Kurgu:

Adaylar:

Elvis

Everything Everywhere All at Once

The Banshees of Inisherin

Top Gun: Maverick

Tár

 

Favori: Everything Everywhere All at Once

2.Aday: Top Gun: Maverick

Sürpriz: Elvis

Kişisel Tercihim: Everything Everywhere All at Once

Top Gun’a da hayır demezdim. En azından oscar kazanması için.

KazananEverything Everywhere All at Once

--

En İyi Yapım Tasarımı:

Adaylar:
All Quiet on the Western Front

Avatar: The Way of Water

Babylon

Elvis

The Fabelmans

Favori: All Quiet on the Western Front

2.Aday: Elvis

Açıkçası buraya The Fabelmans’da olurdu.

Sürpriz: Babylon

Kişisel Tercihim: All Quiet on the Western Front

KazananAll Quiet on the Western Front

--

En İyi Kostüm:

Adaylar:

Babylon

Black Panther: Wakanda Forever

Elvis

Everything Everywhere All at Once

Mrs. Harris Goes to Paris

 


Favori: Elvis

Bence ilk sırada değil ama favori gözüküyor.

2.Aday: Black Panther: Wakanda Forever

Sürpriz: Babylon

Kişisel Tercihim: Everything Everywhere All at Once

KazananBlack Panther: Wakanda Forever

--

En İyi Ses:

Adaylar:

All Quiet on the Western Front

Avatar: The Way of Water

Elvis

The Batman

Top Gun: Maverick


 

Favori: All Quiet on the Western Front

2.Aday: Top Gun: Maverick

Sürpriz: The Batman

Nedense az adaylıklarından biri.

Kişisel Tercihim: All Quiet on the Western Front

KazananTop Gun: Maverick

--

En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı

Adaylar:
All Quiet on the Western Front

Black Panther: Wakanda Forever

Elvis

The Batman

The Whale

 

Favori: The Whale

2.Aday: The Batman

Bence en güçlü adaylığı

Sürpriz: Elvis

Kişisel Tercihim: The Whale

The Batman’de diyebilirdim.

KazananThe Whale

--

En İyi Orijinal Müzik:

Adaylar:

All Quiet on the Western Front

Babylon

Everything Everywhere All at Once

The Banshees of Inisherin

The Fabelmans

 

Favori: All Quiet on the Western Front

2.Aday: Babylon

Sürpriz: The Banshees of Inisherin

Kişisel Tercihim: All Quiet on the Western Front

KazananAll Quiet on the Western Front

--

En İyi şarkı:

Adaylar:
Black Panther: Wakanda Forever

Everything Everywhere All at Once

RRR

Tell It Like a Woman

Top Gun: Maverick

 

Favori: Black Panther: Wakanda Forever

Rihanna cidden fark yaratmış. Filmin en güçlü adaylığı

2.Aday: Top Gun: Maverick

Kesinlikle filmin en güçlü adaylığı alırsa Lady Gaga ile buradan Oscar’ı alacak

Sürpriz: Tell It Like a Woman

Diğer 2 aday olmasa  şansı olurmuş.

Kişisel Tercihim: Black Panther: Wakanda Forever

En zorlandığım kategorilerden biri. Top Gun’ın  Oscar alması için Lady Gaga derdim ki cidden güzel şarkı. Ama Rihanna çok iyi.

KazananRRR (hiç beklemiyordum)

--

En İyi Özel Efekt:

Adaylar:

All Quiet on the Western Front

Avatar: The Way of Water

Black Panther: Wakanda Forever

The Batman

Top Gun: Maverick



Favori: Avatar: The Way of Water

Banko

2.Aday: Top Gun: Maverick

Sürpriz: The Batman

Kişisel Tercihim: Avatar: The Way of Water

Farklı bir film alması yılın sürprizi olur.

KazananAvatar: The Way of Water

--

En İyi Belgesel:

Adaylar:

A House Made of Splinters

All That Breathes

All the Beauty and the Bloodshed

Fire of Love

Navalny

 

Favori: Fire of Love

Netflix desteği var arkasında

2.Aday: Navalny

Sürpriz: All That Breathes

Kişisel Tercihim: Fire of Love

KazananNavalny

 --

En İyi Animasyon

Adaylar

Guillermo del Toro's Pinocchio

Marcel the Shell with Shoes On

Puss in Boots: The Last Wish

The Sea Beast

Turning Red



Favori: Guillermo del Toro's Pinocchio

Emek olduğu çok açık ama en iyi mi bilemem. Bence bu senenin adayları biraz zayıf…

2.Aday: Turning Red

Sürpriz: The Sea Beast

Kişisel Tercihim: Guillermo del Toro's Pinocchio

KazananGuillermo del Toro's Pinocchio

--

En İyi Kısa Animasyon

Adaylar:

An Ostrich Told Me the World Is Fake and I Think I Believe It

Ice Merchants

My Year of Dicks

The Boy, the Mole, the Fox and the Horse

The Flying Sailor


Favori: The Boy, the Mole, the Fox and the Horse

Neredeyse banko.

2.Aday: Ice Merchants

Sürpriz: The Flying Sailor

Kişisel Tercihim: The Boy, the Mole, the Fox and the Horse

KazananThe Boy, the Mole, the Fox and the Horse

---

En İyi Kısa Film:

Adaylar

An Irish Goodbye

Ivalu

Night Ride

The Pupils

The Red Suitcase

 


Favori: The Pupils

2.Aday: An Irish Goodbye

Sürpriz: The Red Suitcase

Kişisel Tercihim: The Pupils

Cidden hoş bir yapım.

KazananAn Irish Goodbye

--

En İyi Kısa Belgesel:

Adaylar:

Haulout

How Do You Measure a Year?

Stranger at the Gate

The Elephant Whisperers

The Martha Mitchell Effect

 

Favori: The Elephant Whisperers

2.Aday: Haulout

Sürpriz: Stranger at the Gate

Kişisel Tercihim: The Elephant Whisperers

KazananThe Elephant Whisperers

 --

En İyi Yabancı Film:

Adaylar:

All Quiet on the Western Front

Argentina, 1985

Close

Eo

The Quiet Girl



Favori: All Quiet on the Western Front

Açıkçası en zor ödülden biri… 4 filmin şansı var ama en iyi film dahil çok sayıda adaylık alan bu film sanırım banko. Gerçi her adaylık ayrı ayrı değerlendiriliyor. Diğerleri kazanabilir mi belli olmaz tabi.

2.Aday: Close

Sürpriz: Argentina, 1985

Eo’da buraya dahil edilebilir.

Kişisel Tercihim: All Quiet on the Western Front

Açıkçası All Quiet on the Western Front olmasa Argentina 1985 derdim.

KazananAll Quiet on the Western Front

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni Platonculuk

     Felsefeye bir bakış

30.Bölüm: Yeni Platonculuk

Yazan: Onur Çoban
www.onurcoban.com

Hristiyan Felsefesinin Kökeni

 

Felsefe tarihinin en önemli akımlarından bir olan Yeni Platonculuk, Platon’un düşüncelerinin geliştirilip Hristiyanlık başta olmak üzere birçok felsefi ve dini akımı derinden etkileyen bir düşünce sistemidir.

 Yeni Platonculuk ismi aslında etkin olduğu İ.S. 3. Yüzyıldan çok sonraları bu düşünce tarzını açıklayabilmek için konmuştur. Bu akımın en önemli ismi olan Plotinos ve diğerleri aslında kendilerini Platoncu olarak görmekteydiler. Bir önceki bölümde belirtildiği gibi Platon’un Akademisinin izinden giden filozoflar yüzyıllar içerisinde farklı görüşleri benimsemişlerdi. Özellikle bir dönem Platonculuk Şüpheciliğin merkezi haline gelmiştir. Ancak bir süre sonra Septiklikten uzaklaşan Platoncular yeniden etkin olmaya başlamışlardır.

 Epikurosçuluk ve Stoacılık’ın etkin olduğu bu dönemde Orta Dönem Platoncular olarak isimlendirilen filozoflarla birlikte, Yeni Pisagorculuk, Yeni Aristotelesçilik ve Galen gibi hekim filozoflar ortaya çıkmıştır. Yine bu dönemde Yahudilik ve Hristiyanlık etkin din olmaya başlamaktaydı.

 Tüm bu akımların etkisiyle özellikle İskenderiye’de felsefe altın günlerini yaşamaktaydı. Roma İmparatorluğu, Stoacılık konusunda baskın bir duruş sergilese de zaman zaman farklı görüşler ortaya çıkmakta ancak kimi zaman da sert bir şekilde bastırılmaktaydı. i.s 204 yılında Mısır’da doğan Plotinos, dönemin önemli felsefecisi olan Ammonius Saccas’dan dersler almıştır. Söylenene göre Saccas, Plotinos’u ilk gördüğünde “işte aradığım adam bu” demiştir. Saccas’tan eğitimini tamamladıktan sonra Roma İmparatoru 3. Gordiannus ile doğru seferine katılmak istemiştir. Bu sayede İran ve Hindistan felsefelerini inceleyecektir. Ancak İmparatorun öldürülmesiyle sefer yarıda kalır. Ardından Roma’ya gider ve orada dersler vermeye başlar. Hatta Platonopolis adlı yeni bir felsefi kent kurmayı hayal eder.

 Sadece sözlü derlser veren hiç yazmayan Plotinos’un düşüncelerini öğrencisi Porfirios (Porphyrios)  kaleme alır. Plotinos’un Dokuzluklar (Enneadlar) olarak bilinen en önemli kitabı bu şekilde günümüze ulaşır.

 Plotinos başta olmak üzere Yeni Platoncu felsefeye bakıldığında günümünüz Hristiyanlığına benzer çok şey görülebilir. Ancak sanılanın aksine Yeni Platoncular Hristiyanlıktan değil Hristiyanlık Yeni Platonculuktan etkilenmiştir. Hristiyanlık 2 yüzyıl daha eski olsa da, düşünce anlamında ilk yüzyıllar henüz sistemli bir yapıya ulaşmamıştır. İlk dönem Hristiyan din adamları daha çok Roma baskısını azaltmaya çalışan Kilise Babalarıdır. Oysa Yeni Platonculuk sonrası bu din aynı zamanda felsefi bir geleneğe de sahip olur. Yüzyıllar sonra İslam Felsefesinin de Antik Yunandan etkilendiği gibi Hristiyan felsefesi de Antik felsefe geleneğine çok şey borçludur. Hristiyanlığın en önemli isimlerinden Aziz Augustinus; Plotinos için “Biraz geç yaşasaydı ve birkaç söz değiştirseydi Hristiyan olacaktı” der. Ayrıca Vatikan’da Plotinos’un lahdi bulunur. Bu da Katolik Kilisesi tarafından, pagan olsa da Plotinos’a önem verildiğini gösterir.



 Yeni Platonculuk bir kurtuluş öğretisidir. Aynı dinlerde olduğu gibi bu dünyada nasıl yaşamamız ve öbür dünyada nasıl kurtulacağımızı anlatır. Bunu ilahiyattan çok felsefionurcoban terminoloji ile açıklamaya çalışır. Yeni Platoncular çoğunlukla pagandır. Ancak görüşleri hem Yahudilik hem de Hristiyanlık için önemliydi. Elbette sonrasında İslam için de. Plotinos, Stoacıların ve Epikurosçuların hatalı olduklarını düşünüyordu. Stoacıların her şeyin Tanrı olduğu Panteist yapısına ve materyalist bulduğu Epikuros’a karşıydı.

 Yeni Platoncular kurtuluşun Tanrıya ulaşmak olduğunu düşünüyorlardı. Ancak bu çok zordur. Maddi bedenden ayrılarak yüce bir varlığa ulaşmak için ahlak ve felsefi anlamda çok gelişmek gerekirdi. Oldukça disiplinli bir süreç sonunda kişi bir esrime ile kendini aşabilir. Bu esrime sonucu varlık Tanrıyı hisseder, adeta onu görür.

 Meditasyon, kendinden geçme, yaratıcıya ulaşma konusu hem tarih boyunca hem de günümüzde kökenlerini buralardan alır. Kilise öğretileri, çilecilik, İslam Tasavvufu, tarihsel olarak daha eski olsa da günümüzde popüler olan Nirvana’ya ulaşmak, Budist öğretiler vs…

 Plotinos, Pisagor ve Platondan oldukça etkilenmiştir. Ancak o Platon gibi geniş bir felsefe alanıyla ilgilenmemiştir. O daha çok Metafizik ile ilgilenir. Ona göre metafiziğin 3 unsuru vardır. Bir, Tin ve Ruh… Bu sonraki yüzyıllarda Hristiyanlığın üçlemesine benzese de bazı farklılıklar içerir. Bir her şeyin en yukarısında bulunan tanrıdır. O tüm varlıkları aşar. Ona yüklemler yükleyemeyiz. O sınırsız ve sonsuzdur. Ona bütün diyemeyiz. Çünkü bütünle Bir’e sınır çizmiş oluruz. O her sınırı aşar. Dil ile onu ifade edemeyiz. Çünkü kelimeler onu anlatmada yetersizdir. Platon’un “iyi” ideasının adeta Tanrılaşmış halidir.

 Tanrı nedeni olamayan ilk nedendir. Her şeyi o yaratır. Ancak yaratılan her şeyin toplamı da değildir. Onlardan bağımsızdır. Bu din felsefesinde Panteizm gibi kavramlarla sıklıkla tartışılan bir konudur. Tanrı varlıklardan aşkındır. Onun ne olduğunu söyleyemeyeceğimiz için ancak ne olmadığını söyleyebiliriz. Onun varlık olduğunu, düşündüğünü, istediğini söyleyemeyiz çünkü bu onu hem sınırlar, hem diğer varlıklara benzetir hem de “aşağı” olan varlıklarla ilişkili olduğunu gösterir. Daha önceki bazı filozofların da dediği gibi mutlak iyi olan bir şey kötü bir varlıkla ilişkisi olursa (dokunursa, düşünürse) onun mutlak iyiliği zarar görür. Ancak bu tam olarak Aristoteles’in her şeyden uzakta duran Tanrısı gibi de değildir.



 İşte bu noktada özellikle Tanrı yaratırken bunun nasıl olduğuna bir çözüm olarak Platon’un idealarından etkilenir. Platon’un iyi ideası adeta bir güneştir. Onunonurcoban.com ışınları tüm ideaları aydınlatır. Plotinos ’da bu benzetmeyi kullanır. Var olan her şey adeta bir güneş olan Tanrı’nın güneş ışıklarından gelir. Nasıl ki güneş ışıkları Güneşe özdeş değilse Tanrının ışıkları da Tanrıyı tam olarak temsil etmez. Buna “Sudur” denir. (Emanation, Türüm) Var olan her şey Tanrıdan adeta “taşar”. Bu taşan şeyler yani sudur etmek varlığın var olma sebebidir. Ancak bu taşma sırasında Tanrı artmaz, azalmaz. Onun birliği devam eder. Tanrı için bu taşanların bir önemi yoktur. Ancak sudur eden varlıklar var olmalarını Tanrıya borçlu olduklarından ona bağımlıdır.

 Bu düşünce ortaçağ boyunca din felsefesini de etkiler. Tanrıya en yakın olanlar daha değerli ona uzak olanlar daha değersizdir. Farabi gibi filozoflar Bir’i inceler. Bir isimlendirilmesinin kökenleri de elbette Pythagoras’tır.

 

Zihin veya Nous, Birden sonra gelir. Nous adeta bir ışıktır. Biri varlık olarak sınırlandıramadığımız için ayrıca ilk varlıktır. Zihin Platon’un ideaları gibidir. Ancak bu idealar Tanrının zihnidir.

 

Ruh, Nous’dan türer. Bu hiyerarşide daha aşağılarda olmasına neden olur. Maddi olmasa da maddi ile ilişkisi nedeniyle bir köprü gibidir.

 

Madde en aşağıda bulunur Maddi olduğu için kusurlu ve kötü olsa da Platon gibi onu değersiz kabul etmez. Sonuçta Birden gelen bir hiyerarşiyi gözler önüne sermesi bakımından bir güzelliği vardır. Bunu sanat anlayışında da gösterir. Platon sanatı, örneğin resmi değersiz bulur. Çünkü gerçek olan masa ideasıysa, masa adeta bir gölgedir. Masanın resmi ise gölgenin gölgesidir. Oysa Yeni Platoncular için her ne kadar gölge de olsa, içinde gölge ideasının yansıması vardır. Değeri az olabilir ama değersiz değildir.

 Plotinos’dan sonra Yeni Platonculuk etkisini kaybetmez. Onun öğrencileri olan Amelius ve Porfirios önemlidir. Porfirios Dokuzlukların kaleme alınmasına yardım etmesiyle dikkat çeker. Ayrıca İslam Felsefesinin temel kaynak kitap olarak kullandığı İsaguci’nin yazarıdır. Bu kitap Aristoteles Mantık’ına bir giriş kitabıdır ve yüzyıllarca Ortadoğu’nun en önemli kitaplarından biri olmuştur. Bu kitabı filozof Boethius Latinceye çevirmiş ve Hristiyan Felsefesinde Tümeller sorununun en önemli eserlerinden biri olmuştur.

 İamblichus (İamblichos) İ.S. 245-330 yılları arasında yaşamıştır. Plotinos ve hocası Porfirios’un aksine o, dini felsefenin üstüne koyar. Proclos da teolojinin önemli olduğunu ve bazı sayı gibi mistik şeylerin Tanrıya ulaşmaya yardımcı olduğunu söyler. Plotinos her şeyden önce akılcı antik yunan felsefe sistemini temsil eder. Ancak İamblichos’dan sonra Suriye taraflarında ki Yeni Platonculuk dogmatik dinlere benzemeye başlar.www.onurcoban.com

 Zamanla Platon’un Atina’daki Akademisi, İskenderiye ile birlikte Yeni Patonculuğun en önemli yerlerinden biri olur. İlk yeni Platoncu başkan Atinalı Plutarkhos, Proclos, Syrianus ve Damascius bu filozoflara örnektir. İmparator Jüstinyen Platondan beri devam eden Akademiyi 529 da kapatmasıyla bu anlayış sona erer.

 Proclos, Platon’un eserlerinin gizli anlamları olduğunu ve bunu ancak kendini geliştiren filozofların anlayabileceğini söyler. Yazdığı Teolojinin Unsurları (Saf iyi Üzerine, Liber de causis) adlı eser birçok İslam Filozofu tarafından hatalı bir şekilde Aristoteles’in sanılmış, yine Usulucya olarak bilinen ve Enneadlardan etkilenerek yazılan eser de aynı kaderi paylaşmıştır. Proclos’un eserini Liber de Causis adıyla Latinceye çeviren Cremonalı Gerard ve Aziz Thomas bu gerçeği ortaya koymuşlardır. Hatalı da olsa Proclos, İslam dünyasında felsefeyi etkilemiş, hatta Aristo ve Platon arasında bir uzlaşı çabasına konu olmuştur.

 İskenderiye’de ise Hierocles, Hermeias ve oğlu Ammonius isimleri önemlidir. Müslümanların İskenderiye’yi fethetmesi sırasında okulun başında Stephanus yer alır. Fetih sonrası okul kapatılır.

 Atina Okulu gizemciliğe ve dine daha önem verirken İskenderiye okulu bilime daha dazla önem verir.

 Yukarda sayılan isimler dışında Chrysaorinus, Gedalius, Dexippus, Sallustius, İsodorus, Hypatia, Larissalı Domnius, Marinus, Olympiodorus, Simplicius gibi isimler vardır.

 Ayrıca Hristiyan olmakla birlikte Yeni Platoncu izler taşıyan Boethius ve Gramerci Yahya olarak bilinen Johannes Philoponus (Yahya En-Nahvi) bu dönemin ünlü ismidir.

  Yeni Platonculuk, önce Gnostikler daha sonra da Hristiyanlıkla mücadele etmiştir. Ancak Katolik Kilisesinin güçlenmesi ve Patristik Hristiyan Felsefesinin oluşmasıyla güç kaybetmiştir. Zamanla kendi görüşleri Patristik felsefe ile kaynaşmıştır. Platon’un yüzlerce yıllık geleneği bu sayede daha dinsel bir anlayışla ele alınmıştır.

 Dönemde yükselişe geçen ve gizemci bir ezoterik anlayış olan Occultism (Okültizm)  Aedesius gibi Yeni Platonculuğa yakın isimlerle etkileşim halindedir. Gerçek ve açık anlayışın ardındaki sırları bulmaya çalışan bunu da büyü gibi unsurların kullanılmasıylaonurcoban yapan okültist isimlerden Sosipatra, Maximus, Heraiscus ve Asclepiades  Yeni Platoncularla çağdaştır. Eski mistik Pisagorculuk gibi ezoterik unsurlar Yeni Platonculuk ’ta da vardır. Söylenen göre Ammonius Saccas dan öğrendiği gizli unsurları Plotinos herkese anlatmamıştır. Bu aynı Pythagoras’ın öğrencilerine uyguladığı üstat öğrenci sırrı anlayışına benzer.

Plotinos her ne kadar Yunan adı taşısa da aslen Mısırlıdır. Diğer Yeni Platoncularda çoğunlukla Ortadoğu kökenlidir. Ancak düşünce tarzı bakımında Yeni Platonculuk Antik Yunan Felsefesin devamı gibidir. Bu nedenle Antik Dünyanın son felsefesi olarak görülür. Bundan sonra dinin daha ön plana geçtiği Ortaçağ felsefesi başlayacaktır. 

 Yazının diğer bölümleri için tıklayınızFelsefeye bir bakış-Giriş-


Onur Çoban


. Felsefe tarihinin diğer bölümleri için;

Felsefeye bir bakış-Giriş-

.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...