SLAPSTİCK


SLAPSTİCK
Slapstick, bir komedi türü olarak sinemada gözümüze çarpar. Birçok örneğe sahip olan bu tür komedi birçok bakımdan klasik güldürüden ayrılır. Genellikle şiddet içeren canlı eylemler, kaba mizah, saçma durumlar yoluyla seyirciyi güldürmeye çalışan bir türdür.



Son yıllarda sinemada etkisini gösteren bu tür çağlar boyunca sahne sanatlarında etkisini göstermiştir. Seyirci tarafından çok beğenilen bu tür günümüzde olduğu gibi bazı aydınlar tarafından eleştirilmiştir.

Slapstick türü güldürülerde oyuncunun önemi büyüktür. Oyuncunun sadece güldürüp eğlendiren biri değil, çoğu zaman bir akrobat, tehlikeli sahneleri canlandıran bir oyuncu, rahat hareket eden kusursuz bir zamanlama ustası, yani bir tür sihirbaz olması beklenir.

Slapstick komedisinin çekiciliği her zaman dizginsiz şiddet öğesinden kaynaklanmıştır. Türün adı da, temel silahlanandan biri olan "şakşak"tan (slapstick) gelir. Şakşak (ya da ortaoyunundaki pastav), bir uçtan tutturul¬muş iki tahta parçasından oluşan ve bir yere vurulduğunda ses çıkaran bir tür maşadır. İlk kez, commedia dell’arte'nin başlıca karakterlerinden olan Arlecchino'nun kurbanlarını dövmekte kullanmasıyla, 16. yüzyılda ortaya çıktığı sanılmaktadır. Slapstick öğeleri, Eski Yunan ve Roma miminden başlayarak, çağlar boyu sıradan komedinin ve farsın önemli bir yönünü oluşturdu.

Bu komedi tarzı 1800’lü yıllarda etkisini daha da arttırdı. Bu dönemde slapstick komediler en çok İngiltere ve ABD 'deki müzikhollerde ve vodvil gösterilerinde var oldu. İngiltere’de George Formby ve Gracie Fields gibi yıldızların oyunlarıyla popülerliğini 20. yüzyılda da sürdürdü. Sinemanın sağladığı daha geniş olanaklardan yararlanan Charlie Chaplin ve HaroId Lloyd gibi komedyenler ile Mack Sennett'ın Keystone Kops grubu slapstick tarzına, hızlandırılmış hareketlerle daha da komikleşen (örn. çılgın kovalamacalar, tekme al pasta fırlatmalar vb) kattılar.Chaplin’in Şarlo tiplemesi diğer slapstick sinemacılara nazaran eleştirmenlerce daha başarılı bulundu.Gerçektende bu filmler günümüzde bile güldürünün baş yapıtları olarak değerlendirilmektedir.



Daha sonraki yıllarda Laurel ye Hardy'yle Marx kardeşler bu türde filmler yaptılar. Özellikle Laurel ve Hardy halk tarafından çok beğenildiler.Buna karşın bir çok eleştirmen onları ciddiye almadı.Filmlerinde hep, kötü rastlantılar, kaçıp kovalamalar, tekmelemeler vb. kaba güldürü öğelerine dayanan, hızlı tempolu slapstick türünün tipik örneklerini veren bu ikili zıt fiziksel ve kişilik özellikleriyle aslında birbirlerini bütünlüyorlardı. Zayıf Stan Laurel, çocuksu, beceriksiz, bir sorunla karşılaştığında gözlerini kırpıştırıp, hıçkırarak ağlamaya başlayan bir tipti. Şişman Oliver Hardy ise kendini daha zeki buluyor, sinirlenip otoriter, kibirli tavırlarıyla liderlik taşıyor ama sonunda hep gülünç durumlara düşüyordu.

Günümüzde de etkisini sürdüren bu türe örnek olarak Austin Powers filmini gösterebiliriz. Seri halinde çekilen bu filmlerde baş kahraman sürekli sulu güldü yapmakta,cinsellik gibi unsurları espri aracı olarak kullanmaktadır.Bir diğer örnekte Jim Carrey filmleridir.Bu filmlerde hep slapstick öğeleri gözümüze çarpar.Kısacası güldürü içerisinde önemli yere sahip olan bu tür birçokları için olağan üstüyken birçokları içinse katlanılamayacak şekilde kötüdür.

Onur ÇOBAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...