Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ox-bow incident - 1943

Ön yargılar mı hep kaderimizi belirleyen? Ox-bow incident vahşi batıyı konu almasından çok içerdiği derin kavramlarla öne çıkan bir yapım... Siyah beyaz çekilen bu westernde başrollerde Henry Fonda yer almaktadır. 1943 tarihili bu yapımın yönetmenliğini ise William A. Wellman üstlenmiştir. Western olmasına rağmen High Noon (Kahraman Şerif) filminde olduğu gibi bambaşka bir tema ile yola çıkması bu filmin önemini artırıyor. Bahsedilen her iki filmde Klasik Western'lere göre daha evrensel ve güncel konuları işemekte...Ancak bunları yaparken 1800'lü yılların ABD kültürünü de yok saymamaktadır. Bir linç filmi olan bu eser, yabancılara olan düşmanlıkları gözler önüne seriyor. Ötekine duyulan öfke ve ön yargı, ahlak yargılamalarının önüne geçiyor ve suçsuz yere insanlar idam ediliyor. Günümüz toplumlarında da sıklıkla aşina olduğumuz bu yapı nedeniyle film güncelliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Film boyunca izleyici "rahatsızlık" duygusunu bolca hissediyor. Ancak g...

The Thief of Bagdad - 1924

"Sessiz Sinemada bir üst yapım" "The Thief of bagdad" "Bağdat Hırsızı" 1924 yılında Raoul Walsh tarafından çekilen sinemanın ilk büyük yapımlarından biri. Yazarlıktan, başrol oyunculuğuna kadar her alanda filme büyük katkısı olan Douglas Fairbanks, bu filmin belki de gerçek sahibi. Yapıldığı yılla göre çok uzun olan( 2 buçuk saat) bu filmde boyama tekniğiyle kısmen renklendirme kullanılmıştır. Filmin atmosferine göre yer yer kırmızı yer yer koyu renkler dikkatleri çeker. Film ortadoğuya özgü bir konu içermektedir. Sinbad hikayesiyle örtüşen bu filmde, Fairbanks başına buyruk bir hırsız olarak bağdatta dilediğince yaşamaktadır. Bir gün gizlice girdiği sarayda prensesle karşılaşması hayatını değiştirir. Kendini prens gibi gösteren hırsız prensesle evlenmek ister. Sonunda Prensesle evlenmek isteyen diğer 3 soylu prensle bir yarışa tutulur. Buna göre prensese en inanılmaz hediyeyi getiren onunla evlenebilecektir. Hırsız, prenses için uzaklara gider...

An American in Paris - 1951

Klasik müzikallerin en prestijli eserlerinden biri... Gene Kelly’nin başrolunu üstlendiği tüm zamanların en başarılı müizkllerinden biri olan An American in Paris (Paris’te Bir Amerikalı) ingilizce ve fransızca diyaloglar içermektedir. 3 karakter üzerinden giden bu filmde; Amerikalı bir ressam, bir müzisyen ve Fransız bir şarkıcı anlatılmaktadır. Filmin hemen başında bu karakterler dış ses olarak tanıtılır. Ardından filmdeki baş kadın oyuncu izleyiciye anlatılmaktadır. Bu karakter, kitap okumayı seven sempatik bir kişilik çizmektedir. Film adından da anlaşıldığı gibi Paris’te geçmekte...(elbette dekorlar eşliğinde) Ancak yine de American kültürü bu filmde bolca anlatılan bir konu. Film zengin bir kadının Jerry'nin resimlerini sevmesi ve ona yardım etmesiyle devam ediyor. Gittikçe onun tüm yaşamını şekillendiren ve ona parlak bir kariyer veren bu kadın ressamı sevmeye başlıyor. Ancak ressam tanıştığı genç kıza aşık oluyor. Arkadaşı olan Fransız şarkıcının da aynı kızı sevmes...