Ana içeriğe atla

Bisiklet Hırsızları ve Umut

Bisiklet Hırsızları ve Umut

İtalyan Yeni Gerçekçiliğinin en önemli filmlerinden biri olan Bisiklet Hırsızları ile Türk Yeni Gerçekçiliğinin en başarılı filmi Umut birçok açıdan birbirlerine benzemektedirler.Özellikle her ikisinin de gerçekçi öğeler taşıması ve dönemlerinin sorunlarını iyi bir şekilde yansıtmaları bunun en güzel kanıtıdır.
Her iki filmde farklı dönemlerde çekilmiştir.Buna karşın benzer özellikler göze çarpar.Bisiklet Hırsız’ları 2.Dünya savaşından sonra İtalya’daki zor yaşam şartlarının birazda belgesel niteliğinde ekrana yansıtmaktadır.Umut ise ,özellikle filmin ilk bölümünde, arabacılık yapan bir adamın zor yaşam koşulların gerçekçi bir şekilde gösterir.Bisiklet Hırsız’larında ailesinin geçimini sağlamak için sürekli iş arayan Ricci, iş bulmasına rağmen kırık olan bisikletini tamir etmesi gerektiğini öğrenir.Bunun içinde eşinin de yardımlarıyla sahip olduğu bazı şeyleri satarak bisikleti tamir ettirir.Aynı şekilde Umut’ta da Yılmaz Güney’in canlandırdığı Cabbar yoksulluk çeken ailesi için evindeki eşyaları satarak geçim kaynağı olan at almak istemektedir.Umut’ta basit bir at arabasının bir ailenin geçim kaynağı olduğu gösterilir.Tıpkı Bisikletin Ricci için olduğu gibi.
Her iki filminde konusu hemen hemen aynıdır.Cabbar’da Ricci’de ailelerini yoksulluktan kurtarmak istemekte,her ne kadar umutsuz bir durumda da olsalar,içlerindeki umut kaybetmemektedirler.Özellikle Umut filmindeki umudun piyangoya bağlanması buna örnek olarak gösterilebilir.
Umut’ta atının ölümü ve Bisiklet Hırsızların da bisikletin çalınması iki filmde de ortak anlama gelir.Yaşam için olmasa olmaz olan şey yitirilmiştir.Her iki filmde de ilk gidilen yer karakoldur.Ancak polis iki filmde de umursamaz gözükür.Bu Bisiklet Hırsız’larında sorunun çok küçük olduğunu düşünen polisle,Umut’ta ise bir arabacının sözüne güvenilmemesi gerektiğini düşünen polisle gösterilir.
Filmlerin bir başka ortak noktası da dini hurafelere olan aşırı bağdır.Umut’ta bir çıkış yol olarak bir hocanın sözleri gösterilmektedir.Hoca Cabbar ve arkadaşına bir hazinenin gömülü olduğu yeri söyleyecek ve sonun da ikisi de zengin olacaktır.Bisiklet Hırsızlarında ise bisikletini kaybeden Ricci son bir umut olarak bir falcıya gitmektedir.Her iki filmde de bu tür hurafelere sıkı sıkı bağlı olan toplumlar açıkça gösterilmiştir.
Sendikalar ve işçi hareketleri iki filmde de yer alır.Ancak ayrıntıya fazla girilmez.Bu karşılaştırmada Umut filmi biraz daha politik durur.Özellikle Cabbar yürüyüşlere destek veren bir kişi olarak gösterilir.
Arkadaşlık her iki filmde de önemlidir.Bisiklet Hırsızlarında Ricci kaybolan bisikletini ararken arkadaşları ona yardım eder.Ricci gibi yoksul sınıfa dahil olan Cabbar’da arkadaşı ile beraber define aramaktadır.




Filmler çekim teknikleri açısından da birbirlerine benzerler.Her iki filmde dış mekanda çekilmiştir.Doğal dekor ve gerçekçi karakterler-ki Bisiklet Hırsızlarında baş rolü amatör bir oyuncu oynar- filmleri belgesele yaklaştırır.Ama elbette ki birçok kurmaca öğe içererek.(bu daha çok umut filmini ikinci kısmında belli olur)Işıkta doğallık tercih edilmiştir.Özellikle gölgelerin bariz bir şekilde belli olması bunun en büyük kanıtıdır.Hareketli kamera ise en tercih edilen çekim tekniklerinin başında gelir.
Her iki filmde gerçekçi olma çabasındadır.Sosyal sorunlara dikkat çeker.Ayrıca filmler de ki umutsuz son aynıdır denilebilir. Tüm bunların yanı sıra her iki filmde ülkelerinin özellikleri bakımından farklılık gösterirler.Umut’ta Anadolu giysi ve ev tipleri öne çıkarken,Bisiklet Hırsızlarında Roma’nın savaş sonraki hali resmedilmektedir.
Yukarda da belirtildiği gibi Dünya sinemasının baş yapıtlarından olan Vittorio de Sica’nın Bisiklet Hırsızları adlı filmi ile Türk sinemasının en gerçekçi filmlerinden biri olan Yılmaz Güney’in Umut filmi ortak özellikler gösteren başyapıtlardır.

Onur Çoban
İ.Ü.İletişim Fakültesi

Yorumlar

  1. bir radyo ve televizyon sinema öğrencisi olarak tebrik ediyorum çok güzel ele alınmış gerçekten ellerinize sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

LASSWELL MODELİ

Kitle İletişim Modelleri: LASSWELL MODELİ Yazan: Onur Çoban Kitle İletişim Modelleri, başta kitle iletişimi olmak üzere; iletişimin bilimsel olarak çözümlenmesini amaçlayan sistematik kavramlardır. Aslında Aristo’dan beri incelenen davranış ve insan iletişimi, kitle iletişimin ortaya çıkmasıyla hız kazanmıştır. Radyo Çağı ile başlayan bu araştırmalar, TV ile kuramsallaşmaya da başlamıştır. Günümüzde ise İnternet teknolojisinin gelişimiyle, eski kuramlar bazen yanlışlanmış, bazen de yenilenmiştir. Ancak temelde yeni kuramların çoğu eski araştırmalara dayanır. Kitle İletişim Kuramlarının en önemlilerinden biri (ve belki de en ünlülerinden olan) Lasswell Modeli dir. Aslen bir siyaset bilimci olan Harold Dwight Lasswell , ortaya attığı bu çizgisel iletişim anlayışıyla, iletişim biliminde öncü konumuna yükselmiştir.www.onurcoban.com Harold Dwight Lasswell, 13.02 . 1902 ABD doğumludur. Davranışçılık akımının öncüsü olarak bilinen Lasswell; Chicago Üniversitesinde eğitim al...

SHANNON-WEAVER MODELİ

SHANNON-WEAVER MODELİ Yazan: Onur Çoban İletişimin bir bilim olarak kabul edildiği 20. yüzyılın en temel kuramlarından biri Shannon-Weaver Modeli’ dir. Kitle İletişim kuramları açısından oldukça önemli olan bu model, sadece insan iletişiminin değil, elektronik iletişiminin de öncü modellerinden biri olmaktadır. Günümüzde bilgisayar ve elektronik gibi sayısal disiplinlerinin de ilgisini gösterdiği bu modelin, kitle iletişimi açısından yarattığı etkiye bir bakalım… Shannon-Weaver modeli, Enformasyon Teorisi veya Matematiksel İletişim Kuramı olarak da isimlendirilmektedir. Bu modeli, 1949 yılında Claude Elwood Shannon (1916-2001) ve Warren Weaver (1894-1978) ortaklaşa yaptıkları b i r çalışmayla bulmuşlardır. Bu iki isim aslında matematik ve elektronik gibi alanlarda çalışma yapıyorlardı, ancak 2. Dünya Savaşı ve sonrasında yaptıkları çalışmalar, Kitle İletişimine yön verdi. Shannon ve Weaver’ın çalışmaları Ana Akım İletişimi olarak değerlendirilmektedir. Harold Dw...

Newcomb’un ABX Denge Modeli

Newcomb’un ABX Denge Modeli Yazan: Onur Çoban Kitle iletişim alanında önemli bir kuram olan ABX Denge modeli, Theodore Mead Newcomb (1903-1984) tarafından ortaya atılan üçgen biçimde tasarlanan bir iletişim modelidir. Modelin temelini insan iletişiminin belirli bir dengeye dayandığı görüşü alır. Newcomb, tarafından ortaya atılan bu kuramın temelinde 1950’li yıllarda oldukça popüler olan ve davranışçı okul olarak bilinen sosyal psikoloji yatmaktadır. Pozitivizmin (Daha fazla bilgi için  Pozitivizm ve Comte ) açtığı yoldan ilerleyen ve bireyin toplum içindeki davranışlarını bilimsel metotlarla açıklama eğilimde olan bu görüş, soğuk savaşın başlangıç yıllarında iletişimin anayol yaklaşımı olarak belirlenmiştir. Kuşkusuz bu dönemin en belirleyici modeli, ABD’li sosyal psikolog Leon Festinger tarafından ortaya atılan Bilişsel Çelişki Kuramıdır. (Daha fazla bilgi için:  Bilişsel Çelişki Kuramı ) Newcomb’un denge modeli dönemin deneyci okullarınca orta...