Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kelam etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gazali

Felsefeye bir bakış 57. Bölüm: Gazali Filozofların Tutarsızlığı İslam düşünce tarihinin belki de en etkili kişisi olan Gazali, hem kelam hem tasavvufun ilerleyişini değiştiren, İbn Sina ve Farabi gibi filozofların düşünceleriyle mücadele eden ancak bunu yaparken entelektüel birikimini sonuna kadar kullanan bir isimdir. Onun, felsefeye karşı duruşu, aslında Antik Yunan özellikle de Aristoteles felsefesine olan anlayıştır. Bu nedenle Aristoteles çizgisinde eserler veren İslam Meşşai filozoflarla ciddi bir mücadele vermiştir. Bununla birlikte hem onların hem de doğal olarak Aristo’nun Mantık eserlerine ise büyük önem vermiştir. Felsefe ile olan bu mücadelesine ileriki yıllarda İbn Rüşd ’de dahil olmuş ancak uzun vadede bakıldığında İslam dünyasında kazanan taraf olmuştur. İlahiyat açısından yüzyıllarca tartışmasız bir otorite olmasının yanında Şüphecilik ile Descartes ve Hume ’dan yüzyıllar önce benzer şeyler söylemiş, Sezgicilik ile ileride oluşacak Sezgici filozofların haberc...

Kindi ve İslam Felsefesi

       Felsefeye bir bakış 53. Bölüm: Kindi ve İslam Felsefesi Felsefe, insanın gücü ölçüsünde varlığın hakikatini bilmesidir .   Genel olarak İslam düşüncesinde 3 önemli bölümden söz edilir. Bunlar Tasavvuf , Kelam ve Felsefe dir. Tasavvuf veya Sufizm mistik bir düşünce olarak vahiy , nakil bilgisine akıldan çok önem verir. Kelam vahiy bilgisine özel bir önem verse de aklı yoğun bir biçimde kullanır. Daha geç bir tarihte yükselişe geçen Felsefede ise öncelikli olan akıl dır. Düşünce alanında doğrudan etkili olmasa da önemli bir İslam İlmi ise Fıkıh ’tır. Amel yönünden İslam kurallarını inceler.   Özellikle Mutezile kelamcılarının yapmış olduğu düşünsel faaliyetler sonrası Kindi ile İslam Felsefesi ayrı bir dal haline gelmiştir. Aristoteles ’in baskın olduğu bu dal felsefe tarihinin de konusu olan bir alandır. Aristoteles’in ünlü peripatetik felsefe anlayışından yola çıkarak Meşşailik olarak adlandırılan bu dönem özellikle önemlidir.  ...

Tasavvuf

     Felsefeye bir bakış 51.Bölüm:  Tasavvuf Yazan: Onur Çoban www.onurcoban.com İslam’ın özgün Mistik Düşüncesi   İslam coğrafyasında düşünce patlamasının yaşandığı Ortaçağ’da g enel olarak 3 önemli bölümden söz edilir. Bunlar Tasavvuf , Kelam ve Felsefe dir. Tasavvuf veya Sufizm mistik bir düşünce olarak vahiy , nakil bilgisine akıldan daha çok önem verir. Kelam vahiy bilgisine özel bir önem verse de aklı yoğun bir biçimde kullanır. Daha geç bir tarihte yükselişe geçen İslamFelsefesi nde ise öncelikli olan akıl dır.   Tasavvuf adeta İslam düşüncesinin orijinal bir yorumu olmuştur. Her ne kadar Hristiyan veya laik mistik akımlarla ortak noktaları olsa da tasavvuf birçok açıdan özgündür. Yüzyıllar boyunca tasavvuf düşünürleri yani Sufiler hem bireysel hem de tarikatlar yoluyla İslam coğrafyasını olumlu/olumsuz anlamda derinden etkileşmiştir.   Geleneksel olarak özellikle İslam’ın Altın Çağı olarak bilinen 700-1200 yılları arasınd...