Ana içeriğe atla

Kayıtlar

mutezile etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kindi ve İslam Felsefesi

       Felsefeye bir bakış 53. Bölüm: Kindi ve İslam Felsefesi Felsefe, insanın gücü ölçüsünde varlığın hakikatini bilmesidir .   Genel olarak İslam düşüncesinde 3 önemli bölümden söz edilir. Bunlar Tasavvuf , Kelam ve Felsefe dir. Tasavvuf veya Sufizm mistik bir düşünce olarak vahiy , nakil bilgisine akıldan çok önem verir. Kelam vahiy bilgisine özel bir önem verse de aklı yoğun bir biçimde kullanır. Daha geç bir tarihte yükselişe geçen Felsefede ise öncelikli olan akıl dır. Düşünce alanında doğrudan etkili olmasa da önemli bir İslam İlmi ise Fıkıh ’tır. Amel yönünden İslam kurallarını inceler.   Özellikle Mutezile kelamcılarının yapmış olduğu düşünsel faaliyetler sonrası Kindi ile İslam Felsefesi ayrı bir dal haline gelmiştir. Aristoteles ’in baskın olduğu bu dal felsefe tarihinin de konusu olan bir alandır. Aristoteles’in ünlü peripatetik felsefe anlayışından yola çıkarak Meşşailik olarak adlandırılan bu dönem özellikle önemlidir.  ...

Mutezile

  Felsefeye bir bakış 49.Bölüm: Mutezile Yazan: Onur Çoban www.onurcoban.com Akılcılık ve İslam Düşüncesi               Yaklaşık 700-1000 yılları arasında altın çağını yaşayan İslam Felsefesini incelerken karşımıza Kelam ve onun akılcı yönünü vurgulayan Mutezile çıkmaktadır. Bir dönem resmi İslam İtikat Mezhebi olan günümüzde ise neredeyse yok olmuş olan bu düşünce geleneği akla verdiği önemle hatırlanır.   İçerik olarak farklı olsa da tarihsel gelişim adeta Pozitivizmi andırır. Her ikisi de dönemi için ilerici, bilimsel ve akılcı bir akım yaratmıştır. İkisi de zamanla “tek doğru” olduğunu iddia etmiş ve bu nedenle baskı kurmuş, diğer görüşleri dışlamıştır. Yine her ikisi de yıllar sonra hem karşı durdukları akıl ve bilim dışı çevrenin nefretini kazanmış hem de savundukları bilimcilerin karşı durduğu bir akım olmuştur. Bu nedenle, her ikisini de tarihsel döneminde objektif bir biçimde incelemek daha doğrudur. Mihne olarak isimlendir...

Kelam

  Felsefeye bir bakış 48.Bölüm:  Kelam Yazan: Onur Çoban www.onurcoban.com İslam’da İnanç               İslam Felsefesi , ortaçağda altın günlerini yaşamış ve İslam dünyası ise dönemin en önemli kültür, bilim ve sanat merkezi durumuna gelmişti. Batı Dünyası Hristiyan Felsefesinin ;  PatristikFelsefe döneminin zirvesini geri de bırakmış, Skolastik Felsefe dönemine ise uzak gözükmektedir. Bu dönemde tercüme hareketleri ile başlayan düşünce patlaması Ortadoğu’da etkin olmuştur.                      İslam Felsefesi önceki bölümde de anlatıldığı gibi bir anda gerçekleşmemişti. Onunla birlikte Kelam ve Tasavvuf gibi farklı düşünsel hareketler felsefenin adeta öncüsü/yancısı olmuşlardı. Her ne kadar felsefenin akılcı anlayışına göre az veya çok farklılıklar içerse de bu i limler de düşünce alanında oldukça etkin olmaları bakımında incel...