Felsefeye bir bakış
54. Bölüm: Razi5 Ezeli İlke
İslamFelsefesi
döneminde yaşayan Ebû Bekir Muhammed bin
Zekeriya er-Râzî, Aristoteles’in baskın olduğu Meşşai gelenekten farklı olarak daha Platoncu bir çizgi de
düşünceleri savunması bakımından önemlidir. İlk İslam Filozofu olarak kabul
edilen Kindi ve onun çizgisini devam ettiren Farabi ve İbn
Sina gibi isimler her ne kadar Aristo
ile Eflatun arasında orta bir yol
bulmayı amaçlasalar da, asıl olarak Aristoteles ve onun görüşlerinin izinden
gitmişlerdir. Razi, Platon’la birlikte Demokritos ve Pythagoras
gibi Sokrates öncesi birçok filozofa da zaman zaman atıfta bulunur. Atomcu
ve doğa filozoflarından etkilenmiştir.
Batı Dünyasında Rhazes
ismi ile bilinen Razi, aynı zamanda önemli bir hekimdi. İlk gençliğinde müzik
ve edebiyatla ilgilendi, daha sonra tıbba ve felsefeye yöneldi. Bağdat’ta
eğitim aldıktan sonra hem doğuda hem batıda ün kazandı. Rey ve Bağdat’ta
hastane başhekimliği yaptı.
En ünlü eseri el-Havi (Liber Continens)
Ortaçağ Avrupa'sında temel başvuru kaynağıydı. Bir tıp ansiklopedisi olan bu
eser 1279’da Ferec b. Salim
(Farragut) tarafından Latince ’ye çevrilmiştir. Ayrıca Gerard of Cremona tarafından da farklı eserleri çevrilmiştir. Razi,
çiçek ve kızamık hastalıklarının ayrımını yapan ilk doktorlardan biridir. Tıpta
gözlem ve deneyime büyük önem vermiştir. Hipokrat ve Calinus’tan
(Galen) sonra tıp ilmine yaptığı önemli katkılardan dolayı ona “Araplar’ın Galeni” unvanı ona
verilmiştir. Hayatını kuyumculukla kazanırken kimyaya merak duymuş ancak bu çalışmalarda
gözleri zarar görmüştür. Alkoller üzerine çalışmaları, eczacılığın gelişimine
katkı sağlamıştır.
Dönemindeki Tasavvuf ve Kelamcılara
nazaran aklı ön plana almasıyla felsefe geleneğinde kabul edilir.
Bununla birlikte dinin önemini de savunmuş ancak dini görüşleri sorgulamıştır.
Özellikle Peygamberlik kurumuna ihtiyaç olmadığını belirtmesiyle dikkatleri
çekmiştir. Bu görüşü nedeniyle hem yaşadığı dönemde hem de sonrasında büyük
eleştirilere maruz kalmış ve belki de bu yüzden düşüncesi bir gelenek
oluşturamamıştır.
Razi’nin en temel düşüncesi 5 ezeli ilke teorisidir. Ona göre varlık beş ezeli ilkenin
etkileşimiyle ortaya çıkar. Bu ezeli ilkeler:
· Tanrı
· Ruh
· Madde
· Zaman
· Mekân
Bu görüş, hem İslam felsefesi içinde özgündür hem de bazı Gnostisizm ve Yeni Platoncu unsurlar taşır.
Razi, Tanrı’nın varlığını ve kudretini inkâr
etmez. Ona göre Tanrı (el-Bârî, Hâlık)
her şeyin başlatıcısıdır. Mutlak hikmet sahibidir ama zorunlu yaratıcı
değildir. Diğer ezelî varlıklarla birlikte vardır; onların üstünde ama onlardan
bağımsızdır.
İkinci ebedi ilke ise ruh ’tur. (en-Nefs)
Maddeyle birleşmeden önce özgür, sınırsız ve mutlu bir varlıktır. Razi’ye göre
tüm varoluşun amacı, ruhu tekrar eski saf ve özgür hâline döndürmektir.
Üçüncü ilke madde’dir. (el-Heyula) Ruh ile
birleşerek evrendeki tüm fiziksel varlıklar oluşur. Ona göre yoktan ve hiçten
yaratma fikri mantık dışıdır. İlk ve mutlak heyula atomlardan ibarettir. Son
derece küçük olan bu parçacıkların birleşmesi sonucunda madde ve cisimler
meydana gelmiştir. Atomların en yoğun olduğu katı cisimler karanlıktır; atom
sayısı azalıp seyrekleştiği oranda saydamlaşma artarak su, hava, ateş ve en
seyrek durumda da parlak gök küreleri (yıldızlar) oluşur. Cisimlerin ağırlık ve
hafifliğini tayin eden yine birleşimdeki atomların sayısıdır. Razi, âlemin ömrü
sona ererken söz konusu birleşimin atomlara dönmek üzere çözülüp dağılacağını
savunan görüşüyle âlemin yaratıldığını kabul etmekle birlikte onun ebedî
olduğunu belirten Eflatun’dan ayrılmıştır.
Dördüncü ilke mekan’dır. Razi’ye göre mekan mutlak
ve izafi olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak mekan ezeli ve sonsuz bir ilke
olduğundan cisimden tamamen bağımsızdır. Fiziki olarak gösterilemez ama akılla
bilinir. Razi’nin benzetmesiyle küpün içindeki nesneler boşaltılsa da küp kavramı
zihinden silinmez Razi, atomcular gibi somut maddeyi meydana getirmek
üzere hareket edebilmeleri için boşluğun bulunmasını bir zorunluluk olarak
görmektedir. İzafi mekan nesneler ile ilişkilidir. Nesne olmayınca mekandan da
söz edilemez. İzafi mekan ezeli değildir. Burada kast edilen mekan bir nesnenin
bir şeyin için de veya yanında olması gibi fiziki dünyada karşılaşılan mekan kavramıdır.
Beşinci ilke Zaman’dır. (Dehr). Razi, mekân
gibi zamanı da mutlak ve izafi olmak üzere ikiye ayırır. Mutlak zaman ezelden beri
var olandır. Olayların arka arkaya gelmesi, sürekliliği zaman sayesinde olur.
Zamanın başlangıcı yoktur. Tanrı’nın yaratma anı, bu zaman içinde değil, onunla
birlikte anlaşılmalıdır. Evren, gökyüzü olmasa bile bu zaman kavramı akılda hep
vardır. Yıl, ay, hafta, gün, saat gibi günlük dilde kullanılan zaman birimleri izafi
ve cüz’i zamana ait birer kavramdır.
Nasihate dayalı ahlâk geleneğinden farklı olarak
felsefî bir ahlâk anlayışını temellendirirken filozofların üstadı ve en büyüğü
diye nitelediği Platon ile “insanlar arasında bana en büyük iyilikte
bulunan, en çok yararı dokunan, sayesinde yolumu bulduğum ve izini takip
ettiğim kişi” olarak söz ettiği Galen’den etkilenmiştir.
Razi’ye göre insanı hayvanlardan üstün kılan en
önemli güç akıldır; varlığı akıl sayesinde tanır, bilim ve sanatı akılla yapar,
Allah’ı da akılla buluruz. Şu halde davranışlarımız akla uygun olduğu ölçüde
ahlâkî sayılır. Aklın işlevini yapmasına engel olan en büyük tehlike ise arzulardır.
Aklın önündeki engelleri aşabilmek için Allah insana hayvanlarda bulunmayan ve
irade denilen bir yetenek vermiştir. İnsan ancak hür iradesiyle yaptığı
işlerden sorumludur ve davranışlarının iyi ya da kötü olarak nitelenmesi de irade
ile ilgili bir husustur. Razi, aklın işlevini tam olarak yapmasına ve insanın
mutluluğuna engel saydığı için hazcılığı şiddetle eleştirir.
Râzî’nin mantık, metafizik ve fizikle ilgili
eserleri günümüze ulaşmamıştır. Şii-İsmailli ve Zahiri kelamcıları ile
bazı filozofların eserlerinde bulunmaktadır. Bu eserler onu desteklemek için
değil eleştirmek için yazılan eserlerdir. Özellikle peygamberlik hakkında
sözlerinin bu nedenle doğruluğu şüphe duyulmuştur. Günümüzde bu görüşleri
savunduğu kabul edilse de felsefe tarihinde hep tartışma konusu olmuştur.
Felsefe tarihinin diğer bölümleri için;
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder